Kapitalizmin ilk yılları ve sanayi devriminden sonra çalışanlar günde 18 saat çalışıp ancak kendi karınlarını doyurabilecek kadar ekmek kazanabiliyorlar. Bu ekmek eş ve çocuklarına yetmediği için eşler ve çocuklar da işe gitmek, günde 18 saat çalışmak ve bir ekmek kazanmak zorundalar ki açlıktan ölmesinler...
Hatta 8-10 yaşındaki çocuklar uykusuzluktan çalıştıkları ağır makinelerin üzerlerine düşüp makinelere kanları ile zarar verdiklerinden, zararın önüne geçmek için çocukların bellerine kadar kavrayan demirden ayakkabı içine oturdukları zamanlar bile oluyor...
İşte bu yıllarda açlıktan ölümlerin kol gezdiği ama öte yandan müthiş büyüklükteki paraların yani sermayenin birikimi de göze çarpmaya başlarken, sosyalizm veya komünizm diye bir yönetim şekli de ortaya çıkıyor...
Kapitalistler kendi işçilerinin de sosyalizme doğru kaymasından endişe ile önce çalışma saatlerini 15 saate indiriyorlar ardından iş kanunları, sendikal örgütlenme kanunları, toplu sözleşme düzenleri ve sosyal güvenlik sistemleri düzenleniyor ki kümeslerindeki tavuklar, yeni komşu sosyalizmin kümesine doğru kaçmasın...
İşte bu da sosyal devletin başlangıcı oldu. O günden sonra birçok dünya devleti sosyal devlet yolunda adımlar attı.
1992 yılı gelince sosyalizm veya komünizm çökünce artık işçilerin gidebilecekleri yer kalmadı, önce iş kanunlarında budama ve taşeronlaştırma başladı, çalışanların örgütlenmeleri zorlaştırıldı, şimdi sosyal güvenlik sistemiyle emekli aylıkları düşürülüyor ve daha sosyal güvenlik sistemi halledilmeden ardından kıdem tazminatının ortadan kaldırılmasının işaretleri görülmeye başladı.
Bu da sosyal devletin sonu oldu. 1992 yılından beri sosyal devlette yıpranmalar, aşınmalar başladı. Bugünlerde de kıdem tazminatının kaldırılması ile tepe noktasına ulaşıp, sadaka devletine doğru gidişi başlattı.
Kıdem tazminatının ortadan kaldırılmasından sonra da asgari ücretin ortadan kaldırılmasına sıra gelecek...
Sıra asgari ücrette ...
Artık neoliberalistler var ve tıpkı 1800"lü yıllarda ifade ettikleri gibi diyorlar ki, “fabrikalarımızın kapılarında ayda 200 YTL"ye çalışmaya hazır binlerce işsiz varken biz neden asgari ücretten ücret ödemek zorunda kalıyoruz”. İşte asgari ücret de ortadan kalkınca "tarih tekerrürden ibarettir" sözünden hareketle işçileri günde ancak bir ekmek parasına çalıştırmaya başlayacaklar.
Sayın Kullanıcı ve Ziyaretçimiz,
www.sosyalguvenlikmusaviri.net sitemiz iş ve sosyal güvenlik konusunda , bilgilendirme amaçlı mevzuat, bilgi ve kültür platformudur.
Web Sitemiz;
1 - Sitedeki bilgilerin kesinlik, doğruluk ve güvenilirliğini, kullanıcıların ihtiyaçlarını karşılayacağını garanti etmez.
2 - Sitede yer alan bilgilerin kullanılmasından doğan veya doğabilecek, dolaylı veya dolaysız zararlardan sorumlu değildir.
3 - Sitemizden linki verilen her türlü web sitesi, program, neşriyat, kitap, dergi ve bezerlerinin içeriğinden ve kullanımından doğacak/doğabilecek olumlu/olumsuz zararlardan sorumlu tutulamaz.
Sitemizde yer alan yazı, makale, açıklama, bilgi ve içeriğin tüm hakları 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu doğrultusunda web sitemize aittir. Sitemizden herhangi bir şekilde kopyalama, alıntı yapılması, ticari amaçlı kullanılması, başka bir yerde yayınlanması yasaktır. Ancak web sitemiz kaynak gösterilmek kaydıyla, kısmen alıntı yapılarak başka yerde yayınlanabilir.
Saygılarımla .. FUAT TÜTÜNCÜOĞLU - Sosyal Güvenlik Uzmanı RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu