Sosyal Güvenlik Uzmanı - SSK Bağ-Kur SGK Bilgi Por
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

BUGÜN

HABER ARA


Gelişmiş Arama
UZMANINDAN SOSYAL GÜVENLİK GERÇEĞİ

UZMANINDAN SOSYAL GÜVENLİK GERÇEĞİ

Tarih 19 Ocak 2012, 17:39 Editör Fuat Tütüncüoğlu

UZMANINDAN SOSYAL GÜVENLİK GERÇEĞİ

UZMANINDAN SOSYAL GÜVENLİK GERÇEĞİ
 
Sosyal Güvenlik Kurumu meseleleri hakkında bu konunun uzmanlarından Sosyal Güvenlik Müşaviri Fuat Tütüncüoğlu’ndan Aydın 24’e özel çarpıcı açıklamalar geldi.
 
Bugüne kadar sosyal güvenlik dendiğinde aklımıza gelen ne zaman emekli olabilirim? Sorusunun dışında da soruların ve sorunların olduğunu vurgulayan Tütüncüoğlu, bunlardan 1. önemli konunun Sosyal Güvenlik Destek Priminin kesilmesi konusu olduğunu söylüyor. Kimsenin bu konuya eğilmediğini, bu konuyla ilgili olarak Türkiye’de her hangi bir çalışmanın olmadığını vurgulayan Fuat Tütüncüoğlu bu konu ile ilgili olarak gerek vatandaşlara gerekse kurum yetkililerine seslenerek, “Sosyal Güvenlik Destek Priminin kesilmesi konusunda herkes elini taşın altına koymalıdır” diyor. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun sorunları ve bu kapsamda vatandaşlarımızdan gelen sorularla ilgili olarak Sosyal Güvenlik Uzmanı Fuat Tütüncüoğlu ile konuştuk.
 
FUAT TÜTÜNCÜOĞLU KİMDİR BİZE KISACA KENDİNİZİ TANITABİLİR MİSİNİZ?
 
En zor şey, insanın kendisini tarif etmesidir. Ben, Aydın/Yenipazar doğumluyum. 1989 yılından bu yana Aydın’da Yurttaşlarımızın Sosyal Güvenlik ile ilgili sorunlarını çözüm bulma gayreti içerisindeyim. Asıl uzmanlık alanım olan Sosyal Güvenlik Müşaviri olarak İşçi-İşveren ilişkileri, Emeklilik, Yurt Dışı Borçlanma ve benzeri konularda Aydın Merkez olmak üzere İzmir, Ödemiş, Torbalı ofislerimde konusunda uzman Avukat ve 9 arkadaşım ile birlikte şahıs ve şirket danışmanlığı yapmaktayım. Çalışmayı, okumayı ve daha çok öğrenmeyi seven, işini özenle ve severek yapan, alanında iddialı olan bir Sosyal Güvenlik Müşaviriyim.
 
SOSYAL GÜVENLİK DENİNCE YA DA SOSYAL GÜVENCE DENİNCE VATANDAŞIN AKLINA NE GELMELİ SİZCE? BU KONUNUN UZMANI OLARAK NELER ANLATMAK İSTERSİNİZ?
 
Sosyal güvenlik denince akla önce tabi ki kısa adıyla SGK, yani Sosyal Güvenlik Kurumu gelmeli. Çünkü SGK Kurumsal bir kimliktir ve anayasada ifadesini bulan sosyal devlet onunla vücut bulmaktadır. Bu nedenle sosyal güvenlik ve sosyal güvence ile SGK kavramı özdeştir. Ayrıca güvence altına alınan risklerin gerçekleşmesi durumunda devlet güvencesidir, devletin şefkat elidir. İnsanlar hastalıkta ve sağlıkta, gençken veya yaşlı iken, ölüm anında bile bu Kavrama ve bu Kuruma bağlıdır. Ayrıca Sosyal Güvenlik denince, akla, çocuk daha anne karnında iken başlayan ve öleceği tarihe kadar devam eden ve herkesin içinde bulunduğu yaşamın bir parçası olarak akla gelir. Sosyal güvenlik, her kesin ve her kesimin doğumundan ölümüne kadar yaşamı boyunca ihtiyaç duyduğu bir sistemin de adıdır.
 
SOSYAL GÜVENLİK KURUMU’NUN VATANDAŞLARA, BİZLERE SUNDUĞU HİZMETLER KONUSUNDA BİZE NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ? BU KONUDA KURUMUN EKSİKLİKLERİNDEN DE BİZE ÖRNEKLER VEREBİLİR MİSİNİZ? EN AZINDAN SİZİN GÖRDÜĞÜNÜZ KADARIYLA
 
 Yukarıda belirttiğim üzere sosyal güvenlik bir risk yönetimidir. Bu riskler; hastalık, analık, iş kazaları ve meslek hastalıkları,işsizlik, yaşlılık, malullük ve ölüm’dür. Bahse konu riskler gerçekleşmeden önce insanlar sigorta primi, genel sağlık sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi adları altında prim ödeyerek bu sisteme dahil olurlar. Çalışanlar; işçiler, esnaflar ve memur kavramlarını ifade eden 4/a, 4/b ve 4/c maddeleri ile güvence altındadır. Ayrıca isteyen herkes çalışmadan da isteğe bağlı sigorta primi ödeyerek hem emekli olabilmekte ve sağlık güvencesine kavuşabilmektedir.
 
YUKARIDA GÜNDEME GELMESİ GEREKİR DEDİĞİNİZ SOSYAL GÜVENLİK DESTEK PRİMİ KONUSUNU AÇABİLİR MİSİNİZ ? NEDİR BU MESELE VATANDAŞ BU KONUNUN NERESİNDE?
 
Emeklilerden kesilmekte olan Sosyal Güvenlik Destek Primi ile ilgili konu şöyledir: 1- Bilindiği gibi, sosyal güvenlik kurumlarından emekli aylığı almakta iken, emekli aylığı ile geçinemediği için sigortalı bir işte çalışanlardan, aldıkları ücretleri üzerinden % 30 oranında SGDP ( Sosyal Güvenlik Destek Primi) kesilmektedir. Bu prim % 7,5 işçi hissesi, % 22,5 işveren hissesi olarak kesilmekte ve SGK’ya ödenmektedir. 2- Emekli olduktan sonra boş oturmak istemeyip, bir bakkal, manav vs. dükkanı açarak kendi nam ve hesabına bağımsız olarak çalışanlardan, SGK’dan almakta oldukları emekli aylıklarından her ay % 15 oranında SGDP kesilmektedir. 3- Yine emekli olduktan sonra bir şirket kuran veya kurulu bir şirkete ortak olanların da almakta oldukları emekli aylıklarından diğerleri gibi % 15 oranında SGDP kesilmektedir. Emekli iken gerek kendi adına bağımsız çalışan ve gerekse bir şirket ortağı olarak çalışanlar arasında olsun yüzlerce, binlerce işçi çalıştırmak suretiyle istihdam yaratan, milyonlarca sigorta primi ve vergi ödeyen insanlar ve şirketler vardır. Kendilerine hiçbir yarar sağlamadığı halde, sırf çalıştıkları için emekli aylıklarından SGDP adı altında kesinti yapılması yanlıştır ve büyük bir haksızlıktır. Ancak, çalışan emeklilerden Sosyal Güvenlik Destek Primi adı altında kesilen bu primin, iş kazası ve meslek hastalığı hali hariç, hiçbir maddi yararı bulunmamakta ve geleceğe ait bir faydası veya avantajı da olmayacaktır. Bu bakımdan, emekli iken çalıştığı için aylıklarından ve ücretlerinden kesilen Sosyal Güvenlik Destek Primi, bir nevi “Emekliyi Cezalandırma Primi” niteliğindedir. Oysa yapılması gereken şey, çalışan ve üreten emeklileri cezalandırmak değil, bilakis maddi yönden taltif ederek, çalışmaya ve üretmeye teşvik etmektir. Böylece, bir yandan istihdamın ve üretimin artması ve bir diğer yandan da işsizliğin azalmasında olumlu sonuçlar sağlanmış olacaktır. Türkiye’de ilk defa, 1986 tarihinden beri Sosyal Güvenlik Sistemine girmiş olan ve ilk gününden beri yanlış yönleri tartışıla gelen SGDP ile ilgili bu uygulama devam etmektedir. Bu yanlışın içinde ikici bir yanlışlık ise, kimisinden % 15, kimisinden ise % 30 oranında SGDP primin kesilmesidir. Azıcık aşım, dertsiz başım diyerek, çalışmayan, parklarda çekirdek çıtlatan, kahvelerde kağıt oynayıp boşa zaman harcayan veya sahillerde, sayfiye yerlerinde, havuz başlarında keyif çatıp zamanını çok iyi değerlendiren emekliler ile aldığı emekli aylığı ile geçinemediği için çalışan emekliler arasında sosyal güvenlik haklarından yararlanmak bakımından (iş kazası ve meslek hastalığı hakkı hariç) hiçbir fark yoktur. Tek fark, çalışan, üreten, istihdam yaratan ve vergi verenlerden % 15 oranında “Çalışma Cezası Primi” kesilmesi, çalışmayanlardan herhangi bir kesintinin olmamasıdır. Şöyle ki; Hastalanmaları veya kadın işçinin doğum yapması nedeniyle istirahatlı/raporlu oldukları günlere ait istirahat parası (geçici iş göremezlik ödeneği) ödenmez. Sosyal Güvenlik Destek Primi ödenmiş süreler, sigortalılık süresinden sayılmaz. Bu çalışma süreleri hizmetlerin birleştirilmesinde dikkate alınmaz, SGDP olarak ödenen bu primlerin toptan ödemesi yapılmaz, yani geri verilmez.İşyerinden ayrıldıktan kişiye veya ölümünden sonra hak sahiplerine iade edilmez. Peki % 30 ve % 15 oranlarında alınan bu primler ne işe yara ve neye faydası var? SGDP adı altında alınan bu primler, sadece ve sadece, çalışırken meydana gelecek iş kazası veya meslek hastalığı haklarından yararlanmak için gereklidir ve bunun için alınmaktadır. Madem, alınan SGDP iş kazası veya meslek hastalığı haklarından yararlanmak için alınan bir primdir. O halde, 5510 sayılı Kanunda iş kazası ve meslek hastalığı primi olan ve yapılan işin iş kazası ve meslek hastalığı bakımından gösterdiği tehlikenin ağırlığına göre % 1 ila % 6,5 oranlarında alınması gerekir. Aksi takdirde, emekli olup çalışanlardan % 15 ve % 30 oranlarında alınmakta olan Sosyal Güvenlik Destek Priminin neye karşılık alındığının tatmin edici bir izahı yapılamaz. Bir maddi yükümlülük, bir külfet olduğuna göre bunun karşılığında da bir hakkın olması ve verilmesi gerekir. Neden alındığı, neyin karşılığı olduğu belli olmayan SGDP, ancak “Çalışma Cezası Primi” olarak adlandırılabilir. Çalışan, üreten, istihdam yaratan, vergi veren ödeyen emeklileri bir nevi cezalandırma niteliğinde algılanan bu yanlış uygulamanın mutlaka düzeltilmesinin doğru olacağına inanıyor ve tüm iyi niyetimle bu kanıyı taşıyorum.
 
GELELİM TÜRKİYE’DE MİLYONLARCA VATANDAŞIMIZI YAKINDAN İLGİLENDİREN YEŞİL KART KONUSUNA? BİLDİĞİMİZ KADARIYLA 1 OCAK 2012 İTİBARİ İLE BÜTÜN YEŞİL KARTLI VATANDAŞLAR SGK BÜNYESİNE ALINDILAR? YEŞİL KART İLE İLGİLİ VATANDAŞLARIMIZIN YAŞADIĞI SORUNLAR BAŞTA OLMAK ÜZERE BU KARTLA İLGİLİ OLARAK GENEL BİR DEĞERLENDİRME YAPABİLİR MİSİNİZ ?
 
Bilindiği ve hatırlanacağı gibi, Sosyal Güvenlik Reformu olarak da adlandırılan ve tamamı 01.10.2008 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı Kanunları yürürlükten kaldırılmış ve bu üç kanuna tabi olanları tek çatı altında toplayarak, yıllardan beri yapılan uygulamalarda da çok önemli değişiklikler yapılmıştır. Bu kanunla, kişilerin ekonomik gücüne ve isteğine bakılmaksızın, ortaya çıkacak hastalık riskine karşı, toplumun bütün fertlerinin sağlık hizmetlerinden eşit, ulaşılabilir ve etkin bir şekilde faydalanmasını sağlamak için genel sağlık sigortası getirilmiştir. Ancak, önce 1 Ekim 2008 tarihinde zorunlu olan GSS, (Genel Sağlık Sigortası) önce 1 Ekim 2010 tarihine, ikincide ise 31.12.2011 tarihine ertelenmişti. Bu tarihten sonra yani, 01.01.2012 tarihinden itibaren artık GSS zorunlu olarak uygulamaya girmiştir. Buna göre; SGK’nın verilerine göre 9,5 milyon yeşil kartlı bulunmaktadır. Bunlar, 1 Ocak’tan itibaren Yeşil kartlılar ile Türkiye’de ikamet edip herhangi bir sosyal güvencesi olmayanların kaymakamlıklarda bulunan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarına müracaat ederek mutlaka aile içi gelir testini yaptırmaları gerekiyor. Yeşil kartlılar, bir yıllık vizeleri doluncaya kadar herhangi bir işlem yapmaksızın sağlık hizmetlerinden yararlanmaya devam edecektir. Ancak, bir yıllık vizesi dolan yeşil kart sahipleri gelir testine tabii olacak ve bir ay içerisinde gelir testini yapmaları gerekecektir. Ayrıca part-time çalışan işçilerin bugüne kadar bir yıl içinde otuz gün prim ödemeleri halinde sağlık yardımlarından faydalanma hakları vardı. Ancak kısmi süreli part-time veya çağrı üzerine çalışanlar ile, ev hizmetlerinden ay içerisinde otuz günden az çalışan sigortalıların 01 Ocak 2012 tarihinden itibaren eksik günlerine ait genel sağlık sigortası primlerini otuz güne tamamlamaları gerekecektir. Bu durumdakiler isterlerse eksik günlerini isteğe bağlı sigortalı olarak tamamlayabilirler. Bu kapsamda prim ödeyenler isteğe bağlı sigorta ile hem emeklilik hakkını kazanacaklar ve hem de Genel Sağlık Sigortasından yararlanacaklar. Bunların isteğe bağlı olarak ödeyecekleri primler, SSK (4/a) sigortalılığına sayılacaktır. GELİR TESPİTİ NE DEMEKTİR? Gelir tespitinde aile fertlerinin bütün harcamaları, taşınır-taşınmazları ile bunlardan elde toplam geliri dikkate alınacaktır. Gelir testinde aynı hane içinde yaşayan eş, evli olmayan çocuk, büyükanne ve büyükbabadan oluşan tüm aile fertleri esas alınacaktır. Yapılacak gelir tespitine göre, aile fertlerinin toplam geliri, ailedeki kişi sayısına bölünerek gelir durumu tespit edilecektir. Aylık geliri asgari ücretin 1/3’ünün altında yani bugün için 295,50 Tl den az ise o ailenin tüm fertleri hiçbir prim ödemeden sağlık hizmetinden yaralanacaklar. Bunların primi devlet tarafından ödenecektir. Aylık geliri asgari ücretin üçte biri (295,50 lira) ile asgari ücret (886.50 TL) arasında olanlar, aylık 35,46 TL GSS primini ödeyecek, 3. Aylık geliri asgari ücret (886,50 TL) ile asgari ücretin iki katı (1.773,00 TL) arasında olanlar, aylık 106,38 TL GSS primi ödeyecek. 4. Aylık geliri asgari ücretin iki katından (1.773,00 TL) daha fazla olanlar, aylık 212,76 TL GSS primi ödeyecek. Gelir testini 31 Ocak 2012 tarihine kadar, veya yeşil kart vizesi bittikten sonra bir ay içinde yaptırmayanların, aile içindeki gelirin kişi başına düşen aylık gelirinin asgari ücretin iki katından fazla olduğu kabul edilerek aylık 212,76 TL GSS primini ödemeleri gerekecektir.
 
SAYIN TÜTÜNCÜOĞLU EN SON OLARAK EKLEMEK İSTEDİĞİNİZ NELERDİR?
 
Sayın Töz, öncelikle Aydın 24 olarak gösterdiğiniz bu yakın ilgi nedeniyle teşekkür ederim. Ben düne kadar SGK 50 senede anca düzelir derdim fakat Sayın Bakan Faruk Çelik’in ikinci kez aynı bakanlığa getirilmesinden sonra bu 50 seneyi 49 seneye düşürdüm. Bugün sizinle bu röportajı yaparken SGK Başkanı Sayın Fatih Acar’ın 2 günde Emekli maaşlarını bağlayacaklarını ilişkin bir demecini okudum. Buradan Sesleniyorum. Bu demeç Hayaldir… SSK’lı (4/a) lı yurttaşlarımızın, Devlet Memurlarının kurumda yaşadıkları olağan üstü bir sorunları yoktur. Sorun Bağ-Kur’lulardadır.Şu an itibariyle Eylül 2011 ayı içinde yapılan emeklilik müracaatları halen sonuçlanabilmiş değildir. Bağ-Kur’luların sorunlarını çözsünler, buradan söz veriyorum ofisimin önüne kocaman bez pankart yaptırıp kurumdan özür dileyeceğim.

Bu haber 338 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

ANA SAYFA

DOST DANIŞMANLIK .. VAN DEPREMİ MAĞDURLARINA ÜCRETSİZ HİZMET VERİYOR

DOST DANIŞMANLIK .. VAN DEPREMİ MAĞDURLARINA ÜCRETSİZ HİZMET VERİYOR DOST DANIŞMANLIK .. VAN DEPREMİ MAĞDURLARINA ÜCRETSİZ SOSYAL GÜVENLİK HİZMETİ VERECEKTİR.

EMEKLİLİK GÜNÜ GELMEDEN ÖNCE BUNLARI YAPIN

EMEKLİLİK GÜNÜ GELMEDEN ÖNCE BUNLARI YAPIN EMEKLİLİK GÜNÜ GELMEDEN ÖNCE BUNLARI YAPIN
SAĞLIĞIN SİGORTASI ( GSS )10 Şubat 2012

PRATİK LİNKLER

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

ANKET

? TÜRKİYE DE MEDYA ?







Tüm Anketler

GÖRÜNTÜLENME

Toplam Ziyaretçi:

Sayın Kullanıcı ve Ziyaretçimiz, www.sosyalguvenlikmusaviri.net sitemiz iş ve sosyal güvenlik konusunda , bilgilendirme amaçlı mevzuat, bilgi ve kültür platformudur. Web Sitemiz; 1 - Sitedeki bilgilerin kesinlik, doğruluk ve güvenilirliğini, kullanıcıların ihtiyaçlarını karşılayacağını garanti etmez. 2 - Sitede yer alan bilgilerin kullanılmasından doğan veya doğabilecek, dolaylı veya dolaysız zararlardan sorumlu değildir. 3 - Sitemizden linki verilen her türlü web sitesi, program, neşriyat, kitap, dergi ve bezerlerinin içeriğinden ve kullanımından doğacak/doğabilecek olumlu/olumsuz zararlardan sorumlu tutulamaz. Sitemizde yer alan yazı, makale, açıklama, bilgi ve içeriğin tüm hakları 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu doğrultusunda web sitemize aittir. Sitemizden herhangi bir şekilde kopyalama, alıntı yapılması, ticari amaçlı kullanılması, başka bir yerde yayınlanması yasaktır. Ancak web sitemiz kaynak gösterilmek kaydıyla, kısmen alıntı yapılarak başka yerde yayınlanabilir. Saygılarımla .. FUAT TÜTÜNCÜOĞLU - Sosyal Güvenlik Uzmanı
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi