Yurt Dışı Emeklilik ve SSK BİLGİ BAĞKUR Uzmanı
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

BİR İLKİ BAŞARDIK

Yurt Dışı Emeklilik ve Sosyal Güvenlik Uzmanı Fuat TÜTÜNCÜOĞLU'nun
Değerli müşterileri artık işleri ile ilgili ( Mahkeme ve Emeklilik durumlarını ) 
telefon ve mail ile değil Hazırlanmakta olan
yurtdisiemeklilikuzmani.
com
sitemize girerek,verilecek olan şifre ile kendileri görebilecektir.
Bu ... ! Sosyal Güvenlik Alanında TÜRKİYEDE BİR İLK olacaktır.
Bizlere güvenen Tüm Yurttaşlarımıza,Dostlarımıza Teşekkür ederim.
 
Saygılarımla
 
Fuat TÜTÜNCÜOĞLU
Yurt Dışı Emeklilik ve Sosyal Güvenlik Uzmanı
 
0232/4463448-4833009
0256/2142373-2146895

HUKUK BÜROMUZ

İŞ VE SOSYAL GÜVENLİK HUKUKU
YURT DIŞI EMEKLİLİK 
VE MAVİ KART
 
davalarınız için
HUKUK BÜROMUZU
ARAYINIZ.
 
Av.Neşat DİNER
0232 / 446 34 48
 
0232 / 483 30 09

FUAT TÜTÜNCÜOĞLU

FUAT TÜTÜNCÜOĞLU
YÖNETİMİNDE OKUL TADINDA
BİRE BİR UYGULAMALI EĞİTİM
2014 YILI SOSYAL GÜVENLİK
UZMANLARININ
YILI OLACAK ...

HABER ARA


Gelişmiş Arama

BUGÜN

04.10.2000 ÖNCESİ SÜRELER MAHKEME KARARIYLA BAĞ KUR HİZMETİ OLARAK KAZANILABİLİYOR

04.10.2000 ÖNCESİ SÜRELER MAHKEME KARARIYLA BAĞ KUR HİZMETİ OLARAK KAZANILABİLİYOR

Tarih 17 Mart 2011, 09:06 Editör FUAT TÜTÜNCÜOĞL

04.10.2000 ÖNCESİ SÜRELER MAHKEME KARARIYLA BAĞ KUR HİZMETİ OLARAK KAZANILABİLİYOR

04.10.2000 ÖNCESİ SÜRELER MAHKEME KARARIYLA BAĞ-KUR HİZMETİ OLARAK KAZANILABİLİYOR
 
 
Kayıt ve tescili 04.10.2000 tarihi ve sonrasında olan Bağ-Kur (4/b) sigortalılarının en büyük sorunlarından birisi; 04.10.2000’den önceki sigortalı sayılmayı gerektiren vergi, oda ve sicil kayıtları olsa bile, bu kayıtlara göre SGK tarafından hizmet verilmemesi ve sigorta başlangıçlarının SGK tarafından 04.10.2000’den öncesine götürülememesidir. Bu uygulamanın dayanağı, 04.10.2000 tarihli ve 619 sayılı KHK’nın geçici 1. maddesinde yer alan; 04.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların her türlü sigortalılık hak ve mükellefiyetlerinin 04.10.2000’den itibaren başlatılacağı hükmüdür. 619 sayılı KHK’nın bütün hükümleri, Anayasa Mahkemesinin 26.10.2000 günlü kararıyla iptal edilince, anılan KHK ile Bağ-Kur’lulara getirilen; “04.10.2000’e kadar tescil yaptırmayanların sigortalılıkları 04.10.2000’den başlar” şeklinde özetlenebilecek hükmü, hukuki dayanaktan yoksun kalmıştır.
 
619 sayılı KHK Anayasa Mahkemesi’nce iptal edilmesine rağmen, adı geçen KHK’da yer alan “04.10.2000’e kadar tescil yaptırmayanların sigortalılıkları 04.10.2000’den başlar” hükmü ile diğer hükümleri, 02.08.2003 tarih ve 4956 sayılı Yasa’ya kadar Bağ-Kur tarafından uygulanmaya devam edilmiştir. 02.08.2003 tarih ve 4956 sayılı Yasayla 1479 sayılı Kanun’a eklenen geçici 18. madde ile 619 sayılı KHK’nın geçici 1. maddesindeki hükmü tekrar edilmiş ve hukuken yasal bir temele kavuşması amaçlanmıştır.
 
Bu çalışmamızda üstteki iptal ve hukuki süreci göz önünde bulundurarak, sigortalılık niteliği taşıdıkları halde 04.10.2000’e kadar Bağ-Kur’a kayıt ve tescil yaptırmadığı için sigortalılıkları 04.10.2000 tarihinde başlatılan kişilerin, 04.10.2000’den önceki vergi, oda ve sicil sürelerini mahkeme kararıyla hangi koşullar oluştuğunda hizmet olarak kazanabileceklerine ilişkin açıklamalarda bulunmaya çalışacağız.
 
II- BAĞ-KUR BAŞLANGICININ 04.10.2000’DEN ÖNCEYE GÖTÜRÜLMEMESİNİN YASAL DAYANAKTAN YOKSUNLUĞU:
 
1479 sayılı esnaf Bağ-Kur yasasına göre sigortalılık nitelikleri taşıdıkları halde, 04.10.2000 tarihine kadar Bağ-Kur’a kayıt ve tescil yaptırmayanların her türlü hak ve yükümlülüklerinin 04.10.2000 tarihinde başlayacağına ilişkin düzenleme, 619 sayılı KHK’nın geçici 1. maddesi ile Bağ-Kur’a getirilmiştir. Ancak, 619 sayılı KHK’nın bütün hükümleri Anayasa Mahkemesinin 26.10.2000 tarih ve E. 2000/61, K. 2000/34 sayılı Kararıyla iptal edilmiş ve bu iptal kararı Resmi Gazete’de[1] yayımlanmasından 9 ay sonra yani 08.08.2001 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
 
İptal hükmünün yürürlüğe girdiği 08.08.2001 tarihine kadar Bağ-Kur tarafından hiçbir yasal düzenleme yapılmamıştır. Bu konuda sonradan 02.08.2003 tarih ve 4956 sayılı Yasa ile bir düzenleme yapılmış ve 619 sayılı KHK’nın geçici 1. maddesi hükümleri, adeta 4956 sayılı Yasa’nın 47. maddesiyle 1479 sayılı Yasa’ya eklenen geçici 18. maddeyle yeniden düzenlenmiştir. 4956 sayılı Kanun’un 57. maddesinde ise, geçici 18. madde hükümlerinin 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmıştır.
 
Üstteki hukuki süreçten de anlaşılacağı üzere, Bağ-Kur’un/SGK’nın uyguladığı; 04.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olanların sigortalılık hak ve mükellefiyetlerinin 04.10.2000’de başlatılacağı hükmü, 08.08.2001-02.08.2003 tarihleri arasında hukuki dayanaktan yoksun kalmış ve 08.08.2001-02.08.2003 tarihleri arasında Bağ-Kur’da bu anlamda bir ara dönem oluşmuştur. Bu nedenle, 08.08.2001-02.08.2003 tarihleri arasında Bağ-Kur’a giriş bildirgesi verenler, prim ödemesi yapanlar ve yazılı sigortalılık talepleri olanlardan, sigortalılığı Bağ-Kur tarafından 04.10.2000’den önceye götürülmeyenlere Bağ-Kur’un yaptığı işlemler hukuka aykırı ve yasal dayanaktan yoksundur.
 
III- 04.10.2000’DEN ÖNCEKİ SÜRELERİN YARGI KARARIYLA NASIL HİZMET OLARAK KAZANILACAĞI
 
Yargıtay’ın bir kararında; “…her uyuşmazlığın, dayandığı işlem veya olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan yasa kurallara göre çözümlenmesi gerekeceği ilkesinden hareketle, tespiti istenilen dönemdeki geçerli olan yasal koşulların ele alınarak, davacının Bağ-Kur’luluk statüsünün ortaya konması gerekir…”[2] denilmektedir.
 
Yargıtay’ın başka bir kararında; “…619 Sayılı Kanun Hükmündeki Kararnamenin iptal hükmü 08.08.2001 tarihinde yürürlüğe girdiğinden bu tarihten sonra Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 76. maddesi uyarınca yürüklükteki yasaları re’sen tatbik etmekle yükümlü bulunan Mahkemelerin yürürlükten kaldıran bir yasa maddesine dayanarak inceleme yapma ve karar verme yetilerinin bulunmadığının kabulü gerektiğinden ve iptal kararı ile kararnamenin yürürlükten kaldırdığı veya değiştirdiği kanun maddeleri uygulanabilir hale gelmeyeceğinden ortada bir yasal boşluktan söz edileceği ve bu boşluğu Medeni Kanunun 1. maddesi gereğince hakim tarafından doldurulması gerekeceğinden hareketle, davacının 1479 Sayılı Yasaya 2654 Sayılı Yasa ile eklenen Ek Geçici 13.maddesine kıyasen, 20.04.1982 tarihi itibariyle zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olarak tescili ile vergi kaydının sona erdiği 15.10.1982 tarihine kadar zorunlu Bağ-Kur sigortalısı sayılması gerektiği şeklinde hüküm kurulması gerekirken…”[3] denilmektedir.
 
Yargıtay’ın diğer bir kararında; “…Davacının 07.06.1982 başlangıç tarihli vergi kaydını da içeren Bağ-Kur giriş bildirgesinin 14.01.2002 tarihinde Kuruma ibraz edilmiş olması karşısında, anılan tarih itibariyle 619 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve 4956 sayılı Yasa ile değiştirilen 1479 sayılı Yasa’nın geçici 18. maddesi yürürlükte değilse de; davacının talebine konu sigortalılık durumunun 1479 sayılı Yasa’nın 24 ve 25. maddeleri esas alınmak suretiyle değerlendirilmesi mümkündür…”[4] denilmektedir.
 
Üstteki Yargıtay kararlarını özetleyecek olursak; her uyuşmazlığın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan yasal kurallara göre çözümlenmesi gerektiği, 08.08.2001-02.08.2003 tarihlerinde 619 sayılı KHK’nın geçici 1. maddesinin yürürlükte olmadığı, bu nedenle bu evrede “04.10.2000’e kadar tescil yaptırmayanların sigortalılıkları 04.10.2000’den başlar” hükmü de dahil olmak üzere anılan KHK hükümlerinin uygulanamayacağı belirtilmektedir.
 
Ayrıca, benzer Yargıtay kararlarında özetle;[5] 08.08.2001-02.08.2003 tarihleri arasında 619 sayılı KHK’nın geçici 1. maddesi ile 1479 sayılı Kanun’un geçici 18. madde hükmünün uygulanamayacağı, bu ara devrede 1479 sayılı Kanuna 2654 sayılı Kanunla eklenen Ek geçici 13. madde hükümlerinin uygulanabileceği, 08.08.2001-02.08.2003 tarihleri arasında Bağ-Kur’a giriş bildirgesi verenler, prim ödemesi yapanlar veya yazılı sigortalılık talepleri olanlardan, 04.10.2000’den önceki evrede sigortalılığa esas olarak hangi kayıtlar (vergi, oda ve sicil gibi) kabul ediliyorsa, o kayıtlara sahip olanların 04.10.2000’den önceki süreleri hizmet olarak kazanabilecekleri belirtilmiştir.
 
Yargıtay’ın 08.08.2001-02.08.2003 tarihleri arasını ara bir boşluk dönemi olarak kabul etmesinden mütevellit olarak, bir çok Yargıtay kararında 08.08.2001-02.08.2003 tarihleri arasında Bağ-Kur’a giriş bildirgesi veren, prim ödemesi olan ya da yazılı talebi olan kişilerden sigortalılığı Bağ-Kur’ca 04.10.2000’den itibaren başlatılıp öncesine götürülmeyenler, iş mahkemelerine dava açtıklarında bu davaları kazanmışlar ve 04.10.2000’den öncesinde var olan sigortalılığa esas kayıtları (vergi, oda ve sicil) hizmet olarak saydırabilmişlerdir.
 
Örnek olarak, Yargıtay 10. HD.’nin E. 2004/006718, K. 2004/011228 Karar ve 02.12.2004 tarihli Kararı’nda özetle; “Kuruma yaptığı başvuru üzerine, 04.10.2000 tarihinden geçerli olmak üzere tescili yapılan davacı, şirket ortaklığı ile vergi ve Ticaret Odası kaydına dayanarak 20.04.1982-04.10.2000 tarihleri arasında da zorunlu sigortalı olduğunun ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiş,… 16.04.1981 tarihinde şirket ortağı ve vergi yükümlüsü olan davacının 07.05.1981 tarihinde Ticaret Odasına kaydolduğu ve bu kayıtların halen devam ettiği, 04.01.2001 tarihinde düzenlenen giriş bildirgesi üzerine Kurum tarafından sigortalılığının 04.10.2000 tarihinden geçerli olmak üzere başlatıldığı, bu tarihe kadar prim ödemesinin bulunmadığı, …. uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, davacının 04.10.2000 tarihinden önce zorunlu sigortalı olarak kabulüne yasaca olanak bulunup bulunmadığıdır.… 20.04.1982 tarihinden itibaren başlatılmasında yasal zorunluluk bulunmaktadır.” denilmektedir.
 
Başka bir örnek, Yargıtay 10. HD.’nin E. 2003/011064, K. 2004/001926 15.03.2004 tarihli Kararı’nda özetle; “25.12.2002 tarihinde vefat eden (…)’ın eşi olan davacı, 05.06.2003 günlü başvurusuna istinaden, Kurumca 04.10.2000 tarihinden geçerli olmak üzere 1 yıl 11 ay 26 gün Bağ-Kur sigortalısı olarak tescili yapılan murisinin, vergi ve meslek odası kaydına istinaden 01.05.1986-04.10.2000 tarihleri arasındaki dönemde de 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğunun ve ölüm aylığına hak kazanıldığının tespitine karar verilmesini istemiş, Mahkemece; 619 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve 4692 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, sağlığında tescil istemi ve prim ödemesi bulunmayan murisin 04.10.2000 tarihinden önceki evrede Bağ-Kur sigortalısı sayılmasının mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
 
25.12.2002 tarihinde vefat eden davacının murisinin; …01.05.1986-30.09.2002 tarihleri arasında vergi mükellefi olduğu yine 01.05.1986 tarihinden ölümüne kadar kahveciler odasında kayıtlı bulunduğu, sağlığında tescilinin ve prim ödemesinin bulunmadığı, Kurumun 04.10.2000 tarihinden geçerli olmak üzere murisi 1 yıl 11 ay 26 gün zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olarak kabul ettiği hususları uyuşmazlık konusu değildir. Kurumca, davacının murisi; 619 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve 4692 sayılı Kanun hükümleri uyarınca 04.10.2000 tarihinden geçerli olmak üzere 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olarak kabul ve tescil edilmiş ve mahkemece Kurum işleminin yasal olduğu düşüncesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; …vergi kaydının başladığı 01.05.1986 tarihinden ölüm tarihine kadar Bağ-Kur sigortalısı olarak kabul edilmesi gerekir.” denilmektedir. Örnekler çoğaltılabilir.
 
Yargıtay kararlarından da anlaşılacağı üzere, Bağ-Kur’da ara boşluk dönemi olarak nitelediğimiz 08.08.2001-02.08.2003 tarihleri arasında Bağ-Kur’a tescili olan[6], prim ödemesi bulunan ya da yazılı sigortalılık talebi olan kişiler, iş mahkemelerine 04.10.2000’den önceki vergi, oda ve sicil kayıt sürelerini sigortalılık süresi olarak elde etmek istediklerine dair dava açtıklarında bu davaları kazanacaklardır. 08.08.2001-02.08.2003 devresinde Bağ-Kur’a giriş bildirgesi verilmiş olması, yazılı talep olması ya da prim ödemesi bulunması şartları, bu durumda olanların 04.10.2000’den öncesi döneme ilişkin süreyi hizmet olarak kazanmak için Bağ-Kur’a başvurup ta, Bağ-Kur’un bunları reddetmiş olması gerekir şeklinde anlaşılmamalıdır.
 
Burada şöyle bir soru akla gelebilir. 04.10.2000’den önceki devreleri mahkeme kararıyla hizmet olarak kazanmak için dava açanların 04.10.2000’den önceki devrede sigortalılığa esas hangi kayıtlara (vergi, oda ve sicil gibi) sahip olmaları gerekir?
 
Bilindiği üzere, 1479 sayılı Kanun’un “Sigortalı Sayılanlar” başlıklı 24-I maddesinde 04.10.2000 tarih ve 619 sayılı KHK ile yapılan değişiklikten önce, 14.03.1985 tarih ve 3165 sayılı Kanun’un 6. maddesi ile değişik şekli uygulanmaktaydı. Buna göre, Bağ-Kur sigortalılığında 20.04.1982-22.03.1985 tarihleri arasında yalnızca vergi kayıtlarına göre hizmet verilmişken, 22.03.1985 tarihinden itibaren ise vergi, oda ve sicil kayıtlarına göre sigortalılık süreleri belirlenmiştir. Bu nedenle, Bağ-Kur başlangıcını 04.10.2000’den önceye mahkeme kararıyla götürmek isteyenlerin 04.10.2000’den önceki sigortalılığa esas dönemde vergi, oda ve sicil kaydından herhangi birisi var ise, mahkemeler bu üç kayıttan herhangi birisine göre sigortalılık başlangıcını geriye götürmekte ve hizmet vermektedirler.[7]
 
IV- SONUÇ
 
SGK’nın günümüzdeki mevcut uygulamasına göre, kendi nam ve hesabına çalışan sigortalılar (4/b) 04.10.2000 tarihine kadar Bağ-Kur’a kayıt ve tescil edilmemişlerse, bu kişilerin sigortalılıkları 04.10.2000 tarihinde başlatılmakta, 04.10.2000’den öncesine götürülememektedir. Yazımızın diğer başlıklarında izah ettiğimiz nedenlerden dolayı, SGK tarafından yapılan bu uygulama 08.08.2001-02.08.2003 devresi için hukuken yanlış ve yasal dayanaktan yoksundur.
 
Bu nedenle, Bağ-Kur giriş bildirgesinin evrak kayıt tarihi 08.08.2001-02.08.2003 arasında olanlar, Bağ-Kur’a zorunlu sigortalılıktan dolayı 08.08.2001-02.08.2003 tarihleri arasında herhangi bir şekilde prim ödemesi bulunanlar ile Bağ-Kur’a 08.08.2001-02.08.2003 tarihleri arasında sigortalı olmak için yazılı talebi bulunan kişilerden, Bağ-Kur başlangıçları SGK/Bağ-Kur tarafından 04.10.2000’den öncesine götürülmeyenler, iş mahkemelerine üstteki belirttiğimiz gerekçeleri öne sürerek dava açtıklarında 04.10.2000’den öncesi dönemde sigortalılığa esas vergi, oda ve sicil kayıtları var ise, sigorta başlangıçları 04.10.2000 öncesine götürülecek ve bu kayıtlara göre 04.10.2000’den öncesi devreyi hizmet olarak kazanabileceklerdir.
 
Mahkeme kararıyla elde edilecek olan bu imkândan 04.10.2000 öncesi dönemde yalnızca vergi kaydı olanlar değil, aynı zamanda meslek odası, esnaf sicil ve ticaret odası gibi sigortalılığa esas yerlerde kayıtları olanlar da yararlanabilirler. Çünkü, mahkeme kararıyla elde edilen bu imkan bir vergi borçlanması değil, 04.10.2000 öncesi dönemi sigortalığa esas kayıtlarla hizmet olarak kazanma durumudur.
 
(*)SGK Müfettişi
[1]Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı 08.11.2000 tarih ve 24224 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
[2]Yrg. 21. HD.’nin, E. 2003/2096, K. 2003/3197 sayılı Kararı.
[3]Yrg. 10. HD.’nin, E. 2002/010119, K. 2003/000447 sayılı Kararı.
[4]Yrg. 10. HD.’nin, E. 2008/6182, K. 2009/13269 sayılı Kararı.
[5]Yrg. 21. HD.’nin, E. 2003/2096, K. 2003/3197 sayılı Karar, Yrg. 10. HD.’nin E. 2003/009945, K. 2004/000156 sayılı Kararı.
[6]Bağ-Kur’a tescili olmak ifadesi, isteğe bağlı sigortalılık giriş bildirgesi ve isteğe bağlı prim ödemesini kapsamamaktadır.
[7]HGK’nın, 26.05.2004 tarih ve E. 2004/10-317, K. 2004/000317 sayılı Kararı.
 
 
 

Bu haber 6736 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

GÜNCEL

Emeklilik Rehberi

Emeklilik Rehberi Emeklilik Rehberi

Sosyal Güvenlik Rehberi

Sosyal Güvenlik Rehberi Sosyal Güvenlik Rehberi
SGK NIN YILLIK KAYBETTİĞİ DAVA SAYISI NEDİR14 Şubat 2014

PRATİK LİNKLER

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

ANKET

YURT DIŞI EMEKLİLİK İÇİN MÜRACAAT ETTİNİZ Mİ






Tüm Anketler

ATATÜRK


oyun oyna

ISTATISTIK



TEŞEKKÜR

K.K.T.C. ye yaptığım Ziyarette , bizleri yalnız bırakmayan , Eğitim Seminerlerimize katılan Gurbetçi Yurttaşlarımıza Sonsuz Teşekkür Eder,Saygılar sunarım.

Fuat TÜTÜNCÜOĞLU
Yurtdışı Emeklilik ve Sosyal Güvenlik Uzmanı

Sayın Kullanıcı ve Ziyaretçimiz, www.sosyalguvenlikmusaviri.net sitemiz iş ve sosyal güvenlik konusunda , bilgilendirme amaçlı mevzuat, bilgi ve kültür platformudur. Web Sitemiz; 1 - Sitedeki bilgilerin kesinlik, doğruluk ve güvenilirliğini, kullanıcıların ihtiyaçlarını karşılayacağını garanti etmez. 2 - Sitede yer alan bilgilerin kullanılmasından doğan veya doğabilecek, dolaylı veya dolaysız zararlardan sorumlu değildir. 3 - Sitemizden linki verilen her türlü web sitesi, program, neşriyat, kitap, dergi ve bezerlerinin içeriğinden ve kullanımından doğacak/doğabilecek olumlu/olumsuz zararlardan sorumlu tutulamaz. Sitemizde yer alan yazı, makale, açıklama, bilgi ve içeriğin tüm hakları 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu doğrultusunda web sitemize aittir. Sitemizden herhangi bir şekilde kopyalama, alıntı yapılması, ticari amaçlı kullanılması, başka bir yerde yayınlanması yasaktır. Ancak web sitemiz kaynak gösterilmek kaydıyla, kısmen alıntı yapılarak başka yerde yayınlanabilir. Saygılarımla .. FUAT TÜTÜNCÜOĞLU - Yurt Dışı Emeklilik ve Sosyal Güvenlik Uzmanı
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi