![]() | ||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||
|
| ||||||||||||||||||||||
BUGÜNEN ÇOK OKUNANLARSON YORUMLANANLARHABER ARA |
KAZIM ERGÜN EMEKLİYİ UNUTANI, BİZDE UNUTURUZ
30 Haziran Emekliler Günü dolayısıyla bir açıklama yapan Türkiye Emekliler Derneği Genel Başkanımız Kazım ERGÜN, “18 yıldır intibak sorunumuz çözülemedi. Demek ki birileri bizi unutmak veya yok saymak istiyor. Biz de her fırsatta kendimizi hatırlatacağız” dedi. 30 Haziran Emekliler Günü dolayısıyla bir açıklama yapan Türkiye Emekliler Derneği Genel Başkanımız Kazım ERGÜN, “18 yıldır intibak sorunumuz çözülemedi. Demek ki birileri bizi unutmak veya yok saymak istiyor. Biz de her fırsatta kendimizi hatırlatacağız” dedi. Emeklinin; başta intibak olmak üzere birçok sorunun olduğunu belirten Ergün, “Büyük önderimiz Atatürk’ün emekliye ayrıldığı tarih olarak kutladığımız bu anlamlı günde, coşkulu kutlamalar yapmak isterdik. Ama temsil ettiğimiz kesim öyle takatsiz bırakıldı ki, bırakın kutlama yapmayı, hareket etmeye bile mecalimiz kalmadı” dedi. ERGÜN açıklamasında emeklinin sorunlarını ve taleplerini şöyle sıraladı: “Emeklinin en büyük mücadele alanı, gelir ve aylıklar arasında oluşan eşitsizliklerin “intibak” ile ortadan kaldırılmasıdır. Bu konudaki Kanun Taslağımız yetkili yerlere sunulmuştur. Bazı milletvekilleri tarafından da TBMM’de gündeme taşınmıştır. Sosyal güvenlikte eşitliği ve sosyal adaleti sağlayacak olan intibak bir an önce yapılmalıdır. Emeklilere, daha önce kaldırılan vergi iadeleri karşılığı olarak ödenen %4-5 oranlarındaki ek ödemelerin mevcut oranları artırılarak bu şekilde bir iyileştirmeye gidilmelidir. 1 Ocak 2000’de başlayan ve 01 Haziran 2002 tarihine kadar süren, kamuoyunda “Emeklinin Tüfe Alacağı” olarak bilinen hak kaybı giderilmelidir. Emekli aylıklarına uygulanacak zamların yılbaşından itibaren değil de, aylık ödeme tarihinden itibaren uygulanması sonucu emeklilerimizin her ay için 19 günlük hak kayıpları olmuştu. Bu durum mahkeme kararlarıyla ve Yargıtay kararlarıyla da onanmasına rağmen emeklinin bu hakkı ödenmemiş ve dava açılmaması istenerek sözkonusu alacak zaman aşımına sokulmuştu. Bu durum düzeltilmeli ve emeklinin hak kayıpları karşılanmalıdır. Çalışma yaşamları boyunca zaten sağlık primi ödemiş olan emeklilerimiz ile onların dul ve yetimlerinden muayene, tedavi ve ilaç katkı payı alınmamalıdır. Sosyal Güvenlik Destek Primi borçları yüzünden emekli aylıkları icra takibine uğramış ve zaten geçinemez durumda olan emeklilerimiz yapılan kesintilerle tamamen gelirsiz bırakılmıştır. Vergi borçlarında ve prim borçlarında olduğu gibi emeklilerimize de bir defaya mahsus af uygulanmalıdır. Emekliye, dini bayramlarda ödenmek üzere yılda iki aylık tutarında ikramiye ödenmesi talebiyle TBMM’ye verilen yasa teklifi yeniden gündeme getirilmeli ve emeklilerimizin bir nebze de olsa rahatlamaları sağlanmalıdır. Anayasa Değişikliği Paketi’nde yer aldığı şekliyle; emeklilerin temsil edilmedikleri bir toplu sözleşme masasında aylıklarının belirlenmesi kabul edilemez bir uygulama olacaktır. Memur sendikalarının hükümetle yapacağı bir toplu sözleşmede; işçi, memur ve bağkur emeklilerinin de aylıkları belirlenmek istenmektedir. Temsil adaleti tamamen ortadan kalkmakta ve toplu sözleşme hukuku yok sayılmaktadır. Bir toplu sözleşmenin sağladığı avantajlardan ancak o sendikanın üyesi veya dayanışma aidatı ödeyeni yararlanabilir. Oysa, bu durumda emeklilerimiz toplu sözleşmeyi yapan sendika (ya da konfederasyon) üyesi olmak durumunda mı bırakılacaklardır? Netliği olmayan bir anayasal düzenleme ile temsil hakkının ortadan kaldırılmasına fırsat verilmemelidir. Emeklilere ödenmesini gündeme getirdiğimiz, promosyonların, memurlar için çıkartılan Başbakanlık Genelgesi’nin uygulama tarihiyle aynı olması gerekmektedir. Bu nedenle Başbakanlık genelgesinin iptali için açılan dava beklenmeden, genelgenin yeniden düzenlemesi yapılmalı ve emeklilere de aynı tarihten itibaren (geriye dönük işletilerek) promosyon ödemesi yapılmalıdır. Yaşları itibariyle, kentsel yaşama uyum sorunları ve sağlık sorunları yaşayan topluluğumuzun hayatlarının bu son dönemini en sağlıklı ortamlarda sürdürebilmesi temel hedefler arasında yer almalıdır. Emeklilerimizin, yaşlı ve/veya engelli insanlar olabileceği gerçeğinden hareketle; emeklilerimizin en sıhhi şekilde kullanabilecekleri merdiven kullanımı asgariye indirilmiş ev ortamlarında yaşamalarının temin edilmesi gerekmektedir. Bu nedenle, emeklilerimize yönelik kentsel yaşam projeleri üretilmeli, ekonomik imkansızlıkları da göz önüne alınarak, devletçe desteklenmiş konut projeleri geliştirilmeli, bahçeli ve düzayak evler inşa edilmelidir. Ayrıca bu yerleşim yerlerine yakın sağlık kuruluşları da inşa edilmelidir. Bu sorunlar çözülebildiğinde coşkulu 30 Haziran kutlamaları yapabileceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle, bütün emeklilerimizin 30 Haziran Emekliler Günü’nü en içten duygularla kutluyor, şahsım ve teşkilatım adına saygılarımı sunuyorum.” Bu haber 166 defa okunmuştur.
|
GALERİBUGÜNPRATİK LİNKLER |
||||||||||||||||||||
|
Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
||||||||||||||||||||||